7 yıl devleti işte böyle uyuttu

  • Ana Sayfa
  • 7 yıl devleti işte böyle uyuttu
7 yıl devleti işte böyle uyuttu
Bir komiser muavini 7 yıldır devleti öyle bir uyuttu ki okuyunca sizde şaşıracaksınız. Devlet mışıl mışıl uyurken o maaşını aldı! Abone olİçişleri, 8 yıl önce eğitim için gittiği ABD’den ‘Okyanus mesafesi uçamaz’ raporuyla geri gelmeyen Komiser Muavini Uslu’yu incelemeye aldı. Uslu dönmezse istifa etmiş sayılacak

İçişleri Bakanlığı, Emniyet’te komiser muavini olarak görev yaparken 2001 yılında akademik eğitim için iki yıllığına ABD’ye giden ve bir daha dönmeyen Emrullah Uslu’nun peşine düştü. ‘Okyanus ötesine yolculuk yapamaz’ raporuyla 7 yıldır ABD’de bulunan Uslu için İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Emniyet Genel Müdürlüğü, ABD’deki adresine ve Türkiye’nin Washington Büyükelçiliği’ne resmi yazı all on 6 dental turkey prices gönderdi.

Uslu’nun “derhal yurda dönmesi” istenen yazıda aksi takdirde “müstefi (istifa etmiş) sayılacağı” vurgulandı.

AYTAÇ’LA KÖŞE YAZIYOR

Taraf Gazetesi’nde “Emre Uslu” imzasıyla köşe yazan Uslu’nun, “Okyanus mesafesi uçamaz” raporu incelemeye alındı. Uslu’nun, Polis Akademisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Önder Aytaç ile birlikte kaleme aldığı yazılar da mercek altında. Yazılarda başta TSK olmak üzere devletin birçok kurumu ve görevliler hedef alınmıştı. Uslu yazılarında Başbakan Erdoğan’ın çevresindekilere ‘saftirik’ bazı gazetecilere ‘adi’ bazı bürokratlara ise ‘Yalama, O.. çocuğu’ ifadeleri kullanmıştı.

Uslu, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne yaptığı ziyarete yer verdiği yazısında şöyle demişti: “...Teşekkürler Yaşar Paşa, çünkü yıllardır omuz omuza çalışan asker ve polis gibi iki kurum arasında, ülkemizde demokrasinin olmasını istemeyen... yalnızca kendi çıkarları ve statüsünü korumaya çalışan bazı o....... çocukları, ortalığa ses bombaları atımakta.”

MEMUR MAAŞIYLA DEVLETE AĞIR HAKARET

Uslu’nun yazılarından hakaret içeren satırlar;

Sistem kısaca şöyle işliyor. Önce ya ‘adi’ bir köşe yazarı ya da ‘aşağılık’ bir web sitesi kullanılarak bir yalan dolaşıma sokuluyor.

İşte Başbakan’ın ‘sözde’ ama ‘özde’ değil yakınının söylediği ve dostumuz Can Dündar’ın verdiği o değerlendirmeler de böylesi bir alan üretim merkezinin çalışması. Özellikle Başbakan’ın yakınlarında o kadar çok ‘saftirik’ denebilecek adam var ki.

Ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un konuşmasının ardından yazdığı yazı:

Savurduğunuz tehditlerle, herkesi tarafını seçmeye çağırıyorsunuz.

Sabah kızıyorsunuz akşama mahkemeler devreye giriyor ve yasaklamalar geliyor.

İlker Başbuğ Bey, umuyoruz ve arzuluyoruz ki, basın özgürlüğü ve demokrasiye karşı bağırarak son nefeslerinizi de tükettiğinizin farkındasınızdır. Allah korusun, -şeytan kulağına kurşun- eğer Dağlıca ya da Aktütün benzeri bir olay daha yaşanırsa; bağırmanın/ çağırmanın basına demeç vermenin de bir işe yaramadığını göreceksiniz.

Ufuk TÜRKYILMAZ / Akşam


Kategori : GÜNCEL